Bu hastalık, genellikle belirtilerinin ilk aşamalarda fark edilmemesi veya göz ardı edilmesi sonucu büyük problemlere yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle hastalıkların erken evrede teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığı konusunda uyarılarda bulunuyor.
Hastalığın, çoğu kişi tarafından başlangıçta sıradan rahatsızlıklar olarak düşünüldüğünü belirten uzmanlar, tedavi edilmediği takdirde bu durumun ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda hemfikir. Erken teşhis edilmeyen bu hastalıklar, organ fonksiyonlarını etkileyerek, zamanla vücutta kalıcı tahribatlara yol açabiliyor. Birçok kişinin, hastalıkları yalnızca şiddetli belirtiler ortaya çıktıktan sonra fark ettiği ve bu nedenle tedavinin çok daha zor hale geldiği ifade ediliyor.
Özellikle kısıtlı hareket kabiliyeti ve sürekli yorgunluk gibi başlangıçta göz ardı edilebilecek belirtiler, hastalığın başlangıcını gösteriyor olabilir. Ancak çoğu insan, bu belirtileri yaşam tarzıyla ilişkilendirerek önemli bir sağlık sorununun varlığını gözden kaçırabiliyor. Oysa erken teşhis, tedavi sürecinin çok daha hızlı ve başarılı geçmesini sağlayabiliyor. Bu durum, son yıllarda pek çok ölümcül hastalığın erken teşhis edilmeden önce göz ardı edilmesinin sağlık üzerindeki etkilerini gösteriyor.
Uzmanlar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin yanı sıra, düzenli sağlık kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Erken teşhis için düzenli yapılan testler ve muayeneler, hastalıkların ortaya çıkmadan önce fark edilmesini sağlıyor. Özellikle ailede genetik hastalık öyküsü bulunan bireylerin, bu konuda daha dikkatli olmaları gerektiği vurgulanıyor.